Altın Yumurtlayan Tavuk

Bir varmış bir yokmuş… Geniş bir köyün kenarında, fakir ama çalışkan bir çiftçi yaşarmış. Çiftçi sabahları tarlasını sürer, akşam olunca ahırına döner, geçimini birkaç tavuğunun yumurtalarıyla sağlarmış.

Bir sabah çiftçi kümese girdiğinde gözlerine inanamayacağı bir şey görmüş. Tavuklardan biri, kocaman altın rengi bir yumurta bırakmış. Yumurtayı eline alıp uzun süre bakmış.

— Bu gerçek olamaz! demiş. Ama güneş ışığında parlayan yumurta sapasağlam ve ağırmış. Çiftçi onu kuyumcuya götürmüş. Kuyumcu, “Bu saf altın!” diye haykırmış.

O günden sonra her sabah aynı tavuk kümeste altın yumurta bırakmaya başlamış.


Zenginlik ve Sabır

Çiftçi, altın yumurtaları sattıkça evini onarmış, tarlasına tohum almış, köyde yoksullara yardım etmiş. Herkes onun cömertliğini konuşur olmuş.

Ama günler geçtikçe çiftçinin kalbine küçük bir açgözlülük tohumu düşmüş. “Eğer tavuk her gün bir yumurta bırakıyorsa, içinde daha fazlası vardır,” diye düşünmeye başlamış.

Karısı ona nasihat etmiş:
— Elimizdekiyle yetinelim. Yavaş yavaş zenginleşiyoruz. Sabırla bekleyelim.
Ama çiftçi bu söze kulak asmamış.


Açgözlülüğün Bedeli

Bir gece sabaha kadar uyuyamamış. İçinde hep aynı düşünce dolaşıyormuş: “Ya tavuk bir gün yumurtlamazsa? Ya bu şansımız biterse?”

Ertesi sabah kararını vermiş. Tavuğu kesip içinden tüm altınları alacağını sanmış. Ama ne yazık ki karnını yardığında sıradan bir tavukla karşılaşmış. İçinde ne altın, ne de başka bir şey varmış.

Çiftçi büyük bir pişmanlıkla başını ellerinin arasına almış. Çünkü tavuğu kaybetmiş ve artık altın yumurtalar da olmayacakmış.


Köy Halkının Dersi

Olanları duyan köy halkı üzülmüş. Bir yaşlı dede şöyle demiş:
— Açgözlülük, elindekini kaybettirir. Kanaatkâr olan ise bereketini çoğaltır.

Çiftçi utançla köy meydanına çıkıp herkese ders vermiş:
— Ben hata yaptım. Sabretmedim, gözüm doymadı. Siz sakın benim gibi olmayın.

O günden sonra çiftçi kalan tarlalarını sabırla işlemiş. Artık daha mütevazı bir hayat sürmüş ama kalbi huzurluymuş.


Masalın Öğüdü

Çocuklara bu hikâye hep şöyle anlatılmış:
“Sabır, altından değerlidir. Açgözlülükse en büyük zenginliği bile yok eder.”

Ve masal burada bitmiş.
Gökten üç elma düşmüş: biri sabredenlerin, biri kanaatkâr olanların, biri de bu masalı dinleyen güzel çocukların başına.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir