Çirkin Ördek Yavrusu Masalı

Bir varmış bir yokmuş… Sessiz bir gölün kenarında, sazlıkların arasında bir ördek annesi yumurtalarını koruyormuş. Günler geçmiş, yumurtaların hepsi çatlayıp minik yavrular çıkmış. Hepsi sarı tüylü, minicik, cıvıldayan tatlı yavrularmış. Ama bir yumurta diğerlerinden daha büyükmüş.

Sonunda o da kırılmış ve içinden farklı görünümlü bir yavru çıkmış. Tüyleri gri, boynu uzunmuş. Diğer kardeşlerine hiç benzemiyormuş. Annesi onu severek karşılamış:
— Hepiniz benim yavrularım, farklı olmanız hiç önemli değil.

Ama göldeki diğer hayvanlar aynı düşünmemiş. Civcivler, ördekler ve kurbağalar ona gülmüş:
— Ne kadar çirkin! Bizim gibi değil.

Yavru çok üzülmüş. İçinden “Neden diğerleri gibi değilim?” diye düşünmüş.


Yalnızlık

Günler geçtikçe alaylar artmış. Ördek yavrusu kendini yalnız hissetmiş. Bir gece gözyaşları içinde gölü terk etmiş. Ormanda yürürken ay ışığı yolunu aydınlatmış.

Orada bir kirpiyle karşılaşmış. Kirpi ona demiş ki:
— Dikenlerim yüzünden kimse bana yaklaşmaz ama ben kendimi sevmeyi öğrendim. Sen de farklılığını sakın hor görme.

Ama yavru yine de huzur bulamamış. Başka yerlere gitmeye karar vermiş.


Uzun Yolculuk

Yavru günlerce dolaşmış. Çiftliklere uğramış, tarlalardan geçmiş. Nereye gitse “çirkin” diye dışlanmış. Ama yine de pes etmemiş. Çünkü kalbinin derininde bir gün kendi yerini bulacağına inanıyormuş.

Kış gelince göl buz tutmuş. Yavru soğuktan titrerken iyiliksever bir köylü onu alıp evine götürmüş. Yumuşak samanların üstünde günlerce dinlenmiş. Bahar gelince tekrar göle dönmüş.


Baharın Mucizesi

Baharın ilk sabahında gölün üstünde bembeyaz, zarif kuğular süzülüyormuş. Ördek yavrusu onları görünce hayran kalmış.
— Ne kadar güzeller… Keşke ben de onlar gibi olabilsem, diye iç geçirmiş.

Kendi yansımasına bakmak için suya eğilmiş. Gördüğü karşısında şaşırmış. Çünkü artık gri tüyleri yokmuş, yerine bembeyaz kanatlar açılmış. Boynu zarifçe uzamış. Artık o da bir kuğu olmuş!

Diğer kuğular yanına gelip kanatlarını açmış:
— Hoş geldin kardeşimiz, sen de bizim gibisin.

O an yavrunun gözlerinden yaşlar süzülmüş. Çünkü anladığı şey şuydu: Onu çirkin yapan farklılığı değil, diğerlerinin dar bakışıymış.


Mutlu Son

Artık yalnız hissetmiyormuş. Gölde süzülürken bütün hayvanlar hayranlıkla ona bakıyormuş. Ama o geçmişte yaşadıklarını unutmamış. Çünkü farklı olmanın aslında bir armağan olduğunu öğrenmiş.

Ve masal burada bitmiş.
Gökten üç elma düşmüş: biri farklılıklarını kucaklayanların, biri sabırla bekleyenlerin, biri de bu masalı dinleyen güzel çocukların başına.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir