Hansel ve Gretel Masalı

Bir varmış bir yokmuş… Uzak diyarlarda, ormanın kenarındaki küçük bir kulübede fakir bir oduncu ailesi yaşarmış. Ailenin iki çocuğu varmış: zeki Hansel ve neşeli Gretel.

Zaman zaman yiyecek bulmak zor olurmuş. Ama çocuklar, anneleriyle babalarının sıkıntılarını hissetmemek için birbirlerine hep destek olurlarmış. Hansel kardeşine umut verir, Gretel de ağabeyine cesaret katarmış.


Ormanın Derinliklerine Yolculuk

Bir gün anne, çocuklarını odun toplamaya ormana göndermiş. “Yolunuzu kaybetmeyin,” demiş. Hansel, akıllı bir fikir bulmuş: Yolda ilerlerken küçük taşları biriktirmiş ve adım attıkları her yere taşları bırakmış.

— Böylece geri dönebiliriz, demiş Gretel’e.

Ama akşam olduğunda ormana karanlık çökmüş, taşlar ay ışığında parıldayarak yollarını göstermiş. İki kardeş evlerine dönebilmişler.

Ertesi gün aynı şey tekrar etmiş. Fakat bu kez anneleri taş toplamalarına izin vermemiş. Hansel bu defa ekmek kırıntıları serpiştirmiş. Ama kuşlar kırıntıları yiyince yollarını bulamamışlar. Ormanın içinde kaybolmuşlar.


Şekerden Ev

Aç ve yorgun yürürken ormanın ortasında tuhaf bir ev görmüşler. Evin duvarları zencefilli çörekten, çatısı şekerlerden, pencereleri şeffaf şekerlemelerden yapılmış.

Gözlerine inanamamışlar. Hansel duvardan bir parça koparıp tatmış. Gretel de pencereden şeker almış. Tam o sırada evin kapısı gıcırdayarak açılmış. İçeriden yaşlı görünümlü bir kadın çıkmış.

— Tatlı çocuklar, acıkmışsınız. İçeri gelin, size yemek vereyim, demiş.

Çocuklar minnetle içeri girmiş. Sofrada sıcak süt, ekmek ve tatlılar varmış. Ama bilmedikleri şey, kadının aslında kötü kalpli bir cadı olduğuydu.


Cadının Tuzağı

Cadı çocukları kandırmış. Hansel’i küçük bir kafese kapatmış, Gretel’i de hizmet etmeye zorlamış.
— Hansel şişmanlayınca onu yiyeceğim, demiş kendi kendine.

Her gün Gretel’e et ve ekmek pişirtmiş, Hansel’e vermiş. Ama Hansel akıllıymış. Parmağı yerine ince bir kemik uzatmış. Cadı parmağını kontrol edince hep zayıf sanmış.

Günler geçtikçe cadı sabırsızlanmış:
— Bugün olacak ne olacak! diye bağırmış. Gretel’den fırını yakmasını istemiş.

Ama Gretel korkudan titremiş. Cadı ona:
— Gir içeri, fırın yeterince sıcak mı diye bak! demiş.

Gretel cesaretini toplamış:
— Nasıl gireceğimi bilmiyorum, sen göster, demiş.

Cadı eğilip fırına yaklaşınca Gretel bütün gücüyle onu içeri itmiş ve kapağı kapatmış.


Kurtuluş

Cadı çığlık atarken Hansel kafesten kurtulmuş. İki kardeş birbirine sarılmış. Evde gizlenmiş altınlar ve mücevherler bulmuşlar. Küçük keseleri doldurup hızla ormandan kaçmışlar.

Ay ışığıyla yollarını bulmuş, günler sonra kendi evlerine varmışlar. Baba onları görünce sevinçten gözyaşı dökmüş. Çünkü anneleri pişman olmuş ve yaptığı hatayı kabul etmiş. Aile yeniden birleşmiş.


Mutlu Son

Hansel ve Gretel, yaşadıkları maceradan önemli bir ders almışlar:
“Zorluklar ne kadar büyük olursa olsun, cesaret ve birlik olursa her şey aşılır.”

O günden sonra aile birlikte yaşamış, açlık çekmemiş. Çünkü cadının evinden getirdikleri altınlarla huzurlu bir hayat sürmüşler. Ama en büyük zenginlikleri birbirlerine olan sevgileriymiş.

Ve masal burada bitmiş.
Gökten üç elma düşmüş: biri aklını kullananların, biri cesur olanların, biri de bu masalı dinleyen güzel çocukların başına.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir