Bir varmış bir yokmuş… Yeşil tepelerin ardında, küçük ve şirin bir köy varmış. Bu köyde herkesin çok sevdiği neşeli bir kız yaşarmış. Onun en dikkat çekici yanı, büyükannesinin ördüğü kırmızı başlıklı peleriniymiş. Kız bu pelerini öylesine severmiş ki köylüler ona Kırmızı Başlıklı Kız dermiş.
Bir gün annesi ona seslenmiş:
— Sevgili kızım, büyükannen biraz rahatsız. Sepete taze ekmek, bal ve meyve koydum. Bunları ona götür. Ama unutma, patikadan ayrılma.
Kırmızı Başlıklı Kız sevinçle kabul etmiş. Sepetini alıp ormana doğru yürümeye başlamış. Yol boyunca kuşların melodisi, çiçeklerin kokusu onu çok mutlu etmiş.

Ormanda Karşılaşma
Patikada ilerlerken karşısına uzun gövdeli, gözleri kurnazca parlayan bir kurt çıkmış. Kurt, tatlı bir sesle konuşmuş:
— Küçük hanım, bu güzel sepeti kime götürüyorsun?
Kırmızı Başlıklı Kız safça cevap vermiş:
— Büyükanneme. O biraz hasta, bu yiyecekler onu sevindirecek.
Kurt sinsice gülümsemiş:
— Ne iyi düşünce! Belki yol üstünde birkaç çiçek toplarsan büyükannen daha da mutlu olur.
Kız bu fikri beğenmiş. Çiçeklerin arasına dalınca kurt hızla büyükannenin evine gitmiş.
Büyükannenin Evi
Kurt kapıya vurmuş. İçeriden yorgun bir ses gelmiş:
— Kim o?
Kurt sesini inceltmiş:
— Benim, torununuz.
Büyükannenin şaşırmasına fırsat kalmadan içeri atlamış ve yaşlı kadını saklamış. Sonra onun şalını alıp yatağa uzanmış.
Bir süre sonra Kırmızı Başlıklı Kız eve gelmiş. İçeri girince büyükannesinin farklı göründüğünü fark etmiş.
— Anneanne, gözlerin neden bu kadar iri?
— Seni daha iyi görebilmek için, yavrum.
— Ellerinin neden bu kadar kocaman?
— Sana sıkıca sarılabilmek için.
— Ama dişlerin… Neden bu kadar keskin?
— Çünkü ben… seni yemek için buradayım!
Kurt birden doğrulup kıza saldırmak istemiş.
Cesaret ve Kurtuluş
Tam o sırada pencereden geçen oduncu sesleri duymuş. Kapıyı hızla açıp içeri girmiş. Kurdu yakalamış, iplerle bağlamış. Büyükannemizi saklandığı yerden çıkarıp torununa kavuşturmuş.
Anneanne torununu sıkıca kucaklamış:
— Sevgili kızım, gördün mü? Yolda verilen öğütler boşuna değildir.
Kırmızı Başlıklı Kız gözleri dolarak başını sallamış:
— Haklısın anneanne. Bundan sonra daha dikkatli olacağım.
O günden sonra Kırmızı Başlıklı Kız ormanda hep patikada yürümüş, annesinin öğütlerini hiç unutmamış. Büyükannesi ise her akşam torunuyla oturup dua etmiş, sevgiyi ve güveni paylaşmış.
Ve masal burada bitmiş.
Gökten üç elma düşmüş: biri öğüdü dinleyenlerin, biri cesaretini toplayanların, biri de bu masalı dinleyen güzel çocukların başına.













Bir yanıt yazın