Bir varmış bir yokmuş… Uzak bir ormanda, sabahları güneş ışığının yaprakların arasından dans ettiği huzurlu bir yerde, minik bir kuş yaşarmış. Bu kuşun kanatları küçücükmüş ama yüreği kocamanmış. Her sabah dalların arasından gökyüzüne uçup melodiler söyler, ormandaki herkesi neşelendirirmiş.
Bir gün kuş, uçarken yerde parlayan bir şey görmüş. Merakla inmiş ve rengârenk ışıldayan bir yaprak bulmuş. Yaprak, sıradan bir yaprak gibi değilmiş; kırmızı, turuncu, sarı ve yeşil tonları aynı anda üzerinde dans ediyormuş. Kuş hayranlıkla, “Bu yaprak bana ait,” demiş ve kanadının altına almış. O günden sonra nereye gitse yaprağı yanında taşımış.

Fakat zamanla fark etmiş ki yaprağı sadece kendine sakladığında kalbi huzursuz oluyormuş. Ormandaki dostları, “Ne güzel yaprak,” diye bakıyor ama kuş hiç göstermiyormuş. Bir akşam minik kuş aynada kendine bakmış: “Ben bu güzelliği neden paylaşmıyorum? Belki de gerçek mutluluk, paylaşınca çoğalır.”
Ertesi gün yaprağı kanadının altından çıkarıp dostlarının yanına gitmiş. İlk önce sincaba göstermiş. Sincap heyecanla, “Ne kadar güzel! Bana biraz ışığını verir misin?” demiş. Yaprak bir anda parıldamış ve sincabın yuvasını aydınlatmış.
Sonra tavşan gelmiş. “Benim yolum hep karanlık olur. Bu yaprak bana yol gösterir mi?” diye sormuş. Kuş yaprağı sallamış, tavşanın yolu aydınlanmış.
En sonunda yaşlı kaplumbağa yaklaşmış. Yavaş ama bilge bir sesle, “Evlat, güzellik saklanmak için değil, paylaşılmak için vardır,” demiş. O anda yaprak, minik kuşun avucunda çoğalmış; tek yaprak birden çok yaprağa dönüşmüş. Ormanın her köşesine farklı renklerde yapraklar saçılmış.
Kuş sevinçle anlamış ki bu yaprak aslında bir sınavmış. Onu saklarsa solacak, paylaştığında çoğalacakmış. O günden sonra ormanın her köşesi renkli yapraklarla süslenmiş. Gece olunca yapraklar hafifçe ışıldar, herkese huzur verirmiş.
Minik kuş, dostlarına bakarak gülümsemiş: “Gerçek mutluluk tek başına sahip olmak değil; kalbi paylaştıkça büyütmekmiş.”
Ve masal burada bitmiş.
Gökten üç elma düşmüş: biri paylaşmayı bilenlerin, biri dostluğu sevenlerin, biri de bu masalı dinleyen güzel çocukların başına.













Bir yanıt yazın