Uzak ormanların içinde bal kokulu kütük evlerde yaşayan bir ayı ailesi vardı. Bu ailenin en küçük yavrusu Balpati adında minik bir ayıcık idi. Balpati çok hareketliydi; gün boyu kelebeklerin peşinden koşar, derelerde taş sektirir, oyun üstüne oyun icat ederdi. Ama akşam olunca hep annesinin yanına sokulup sorular sorardı.
Bir gün merakla annesine dedi ki:
“Anne, sen her gün belli vakitlerde durup ellerini kaldırıyorsun. Sonra eğiliyor, sonra da yere kapanıyorsun. Bunu neden yapıyorsun?”
Annesi gülümsedi, yavrusunun başını okşadı:
“Yavrum, ben Allah’a teşekkür ediyorum. Çünkü O bize bal, su, dost, oyun ve hayat verdi. Buna namaz denir. Namaz kalbimizi Allah’a yaklaştırır.”
Balpati bu sözleri duyunca derin bir merak hissetti. İçinden, “Acaba ben de yapabilir miyim?” diye geçirdi.
İlk Deneme
Ertesi sabah güneş dağların ardından yavaşça yükselirken annesi namaza durdu. Balpati annesinin yanına oturdu, dikkatle izledi. Annesi eğilip kalktıkça o da taklit etti. Ellerini kaldırıp “Allahuekber” dediğinde Balpati’nin kalbi birden sıcacık oldu.
Namaz bitince annesi sordu:
“Ne hissettin yavrum?”
Balpati gözleri parlayarak, “Sanki kalbime huzur indi,” dedi.
Arkadaşlarıyla Paylaşmak
Balpati öğrendiğini arkadaşlarına da anlatmak istedi. O gün ormanda tavşan, sincap ve kirpiyle buluştu. “Size çok güzel bir şey göstereceğim,” dedi. Onları düz bir çimenliğe götürdü. Ellerini kaldırıp annesinden öğrendiği hareketleri yaptı.
Tavşan şaşırdı: “Bu oyun mu?”
Balpati gülümsedi: “Hayır, bu Allah’a teşekkür etme şekli. Adı namaz.”
Arkadaşları önce anlamadı ama merakla denediler. Hep birlikte eğilip kalktılar, yanlış yaptıklarında gülüp tekrar başladılar. Çimenlerin üstünde minik bir sevinç halkası oluştu.
Sabırla Öğrenmek
Günler geçti. Balpati her gün biraz daha fazla öğrendi. Başlarda karıştırıyor, hareketleri unutuyordu. Bazen sıkılıp bırakmak istiyordu. Ama annesi ona sabırlı olmayı öğretti.
“Her güzel şey zamanla öğrenilir yavrum. Sabredersen Allah kalbine güç verir,” dedi.
Balpati sabırla devam etti. Bir gün secdede alnını toprağa koyduğunda gözlerinden sevinç yaşları süzüldü. “Allah’ım, bana bu ormanı, ailemi ve oyunları verdiğin için teşekkür ederim,” diye içinden geçirdi.
Ormanda Değişim
Balpati’nin arkadaşları da ondan gördükçe namazı sevmeye başladı. Her sabah bir araya gelip kısa dualar etmeye başladılar. Kuşların cıvıltısı onların dualarına karışıyor, dereler şarkı söylüyor gibiydi. Ormanda sanki bambaşka bir huzur vardı.
Bir gün yaşlı kaplumbağa yanlarına geldi. Çocukların secdede olduğunu görünce gözleri doldu. “Siz bana sabrı ve şükrü hatırlattınız. Allah sizden razı olsun,” dedi.
Huzurlu Kalpler
Akşam olup gökyüzü kızıl renklere büründüğünde Balpati annesinin yanına koştu. “Anne,” dedi, “artık namazı çok seviyorum. Çünkü şükretmek kalbimi mutlu ediyor.”
Annesi yavrusuna sarıldı:
“Namaz kalbi güzelleştirir, yavrum. Sen kalbini temiz tutarsan Allah seni her zaman korur.”
O günden sonra Balpati sadece oyunlarıyla değil, kalbinde taşıdığı şükürle de tanındı. Ormanda yaşayan herkes ondan namazın huzurunu öğrendi.
Ve böylece Namazı Seven Minik Ayıcık Masalı, minik kalplere Allah’a teşekkür etmenin en güzel yolunun namaz olduğunu sevgiyle hatırlatan bir hikâye oldu.













Bir yanıt yazın