Sabırlı Kuzu ve Dua Masalı

Geniş bir ovanın ortasında, gökyüzüne dokunur gibi duran yamaçların eteklerinde bir sürü koyun yaşardı. Bu sürünün en küçük kuzusu, minicik kalbiyle kocaman merakı bir arada taşıyan Nazlı adında bembeyaz bir kuzuydu. Nazlı’nın gözleri hep parıldar, her şeyi merak ederdi. Ama sabırsızlığı yüzünden çoğu zaman annesinin uyarılarını unuturdu.

Bir sabah, güneş dağların ardından pembe ışıklarla yükselirken sürü çiçeklerle dolu yaylaya çıktı. Rüzgâr çimenlerin arasından geçiyor, kuşlar melodiler fısıldıyordu. Nazlı, rengârenk kelebeklerin kanat çırpışına kapıldı. “Biraz takip etsem ne olur ki?” diye düşündü. Annesine haber vermeden koşmaya başladı.

Kelebekleri kovalarken kendini tanımadığı bir vadide buldu. Çevresine bakındı; ne annesi vardı, ne de sürüden bir ses. Kalbi hızlandı. İçinde korku kabardı. Küçük ayakları titrerken annesinin sözleri kulaklarında yankılandı:
“Ne olursa olsun, Allah’a yönel. O seni duyar.”

Nazlı derin bir nefes aldı. Gözlerini gökyüzüne kaldırdı, içtenlikle fısıldadı:
“Allah’ım, beni koru. Yolumu kaybettim. Bana güç ve sabır ver.”

Duası biter bitmez yüreğinde yumuşak bir huzur yayıldı. Etraf hâlâ aynıydı, ama korkusu biraz azalmıştı.


Minik Rehber

Tam o anda yakınındaki daldan minik bir sincap aşağıya atladı. Parlak gözleriyle Nazlı’ya bakıp, “Neden böyle kaygılısın, küçük dostum?” diye sordu.

Nazlı gözleri nemli halde, “Sürüme dönemedim. Annemi çok özledim,” dedi.

Sincap düşünceli bir şekilde başını salladı. “Dua etmişsin, öyleyse yardım elbet gelir. Ben sana eşlik edeceğim. Ama acele etme, sabırla ilerle.”

Nazlı minnetle gülümsedi. “Söz veriyorum, bu kez sabırlı olacağım.”


İlk Durak: Taşlı Yol

İkili birlikte yürümeye başladı. Önlerine taşlarla dolu bir patika çıktı. Nazlı koşmak istedi ama sincap durdurdu.
“Bak,” dedi, “koşarsan ayağın takılır. Yavaş yürürsen taşlar sana yol olur.”

Nazlı bu kez sabırlı davrandı. Küçük adımlarla taşların arasından geçti. Yolun sonunda çimenler daha yeşil, çiçekler daha parlaktı. Nazlı şaşkınlıkla, “Sabırla yürüyünce yol güzelleşti,” dedi.


İkinci Durak: Çamurlu Geçit

Biraz ileride yağmurun doldurduğu çamurlu bir alan çıktı. Nazlı hemen üzerinden atlamak istedi. Sincap yine uyardı:
“Bekle, taşlarla küçük bir yol yapalım. Böylece kirlenmeden geçebiliriz.”

Nazlı acele etmeyip sincapla birlikte taşları dizdi. İkisi sırayla taşların üzerinden yürüdü. Nazlı çimenlere bastığında sevinçle bağırdı: “Gerçekten sabırlı olmak kolaylaştırıyor!”


Üçüncü Durak: Susuzluk

Yol uzadıkça Nazlı’nın boğazı kurudu. “Artık dayanamam,” diye düşündü. Sincap ona, “Biraz daha sabret. Az ileride berrak bir kaynak var,” dedi. Nazlı kendini zorladı, adımlarını yavaşlattı. Birkaç dakika sonra kaynaktan serin sular fışkırdığını gördü. Kana kana içti, içi ferahlıkla doldu.


Kavuşma

Güneş batıya eğildiğinde uzaktan koyunların meleyişi duyuldu. Nazlı kulaklarını dikti. Bu, annesinin sesiydi! Koşarak tepenin ardına geçti. Orada annesi onu bekliyordu. Kucağına sığındığında gözlerinden sevinç yaşları süzüldü.

“Anne,” dedi, “kaybolduğumda dua ettim. Allah bana sincap arkadaşımı gönderdi. Sabırlı olunca yol buldum.”

Annesi gülümsedi, başını okşadı: “Gördün mü yavrum? Dua kalbine cesaret verir, sabır ise ayaklarına güç. Allah, sabreden kullarını yalnız bırakmaz.”

Nazlı o günden sonra sabırsız davranacağı zaman önce dua etmeyi, sonra sabırla beklemeyi öğrendi.


Masalın Öğretisi

Köydeki diğer kuzular ve yavru hayvanlar Nazlı’nın macerasını duyunca ondan ders aldı. Zorlanınca Allah’a dua ettiler, beklemeyi öğrendiler. Çünkü biliyorlardı ki sabır, kalpleri huzurla doldurur.

Ve böylece Sabırlı Kuzu ve Dua Masalı, çocuklara Allah’a güvenmeyi, dua etmeyi ve sabırlı olmayı öğreten sevgi dolu bir hikâyeye dönüştü.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir