Bir varmış bir yokmuş… Uzak bir vadinin kenarında, saçları ay ışığı gibi parlayan meraklı bir kız yaşarmış. Saçları altın değil, gümüş teller gibi ışıldadığı için herkes ona Gümüş Telli Kız dermiş. En sevdiği şey ormanda dolaşıp yeni yerler keşfetmekmiş.
Bir gün çiçek toplarken yolunu kaybetmiş. Uzun yürüyüşten sonra rengârenk süslenmiş küçük bir ev bulmuş. Kapısı aralıktı. Merakına yenik düşerek içeri bakmış.
Ormanın Küçük Evi
Evin içi sıcacıkmış. Masanın üzerinde üç kâse çorba buhar çıkarıyormuş. Bu ev üç sevimli dostunmuş: Bir sincap, bir kirpi ve bir kaplumbağa. Onlar daima beraber yaşar, yiyeceklerini paylaşırmış.
Gümüş Telli Kız kâselere bakmış.
İlk kaseyi tatmış: “Çok acı.”
İkincisini denemiş: “Çok tuzsuz.”
Üçüncüsünü içince gülümsemiş: “Tam istediğim gibi!”

Sürpriz Deneyimler
Sonra odadaki sandalyelere oturmuş. Sincabın sandalyesi çok dengesiz, kirpinin sandalyesi dikenliymiş. Kaplumbağanın sandalyesi ise küçücük ama rahatsız edici derecede sertmiş. Oturmaya çalışırken düşüp kahkaha atmış.
Biraz yorulunca yukarı çıkmış. Üç yatak görmüş: biri ceviz kabuğundan, biri dikenlerden yapılmış, diğeri ise yumuşak yosunlarla kaplıymış. En son yosun yatağa uzanınca gözleri kapanmış, hemen uykuya dalmış.
Ev Sahipleri Döner
Tam o sırada ev sahipleri gelmiş. Sincap, kirpi ve kaplumbağa sofraya bakıp şaşırmışlar:
— Birisi çorbamızdan tatmış!
Sonra sandalyelere bakmışlar:
— Birisi sandalyelerimize oturmuş!
Ve en sonunda odalara çıkınca kaplumbağa bağırmış:
— Yatağımda biri uyuyor!
Gümüş Telli Kız gözlerini açınca karşısında üç hayvanı görünce irkilmiş. Ama hayvanlar kızgın değil, meraklı gözlerle bakıyormuş.
Gerçek Dostluk
Kız utanarak:
— Özür dilerim. İzinsiz girdim. Merak ettim, yanlış yaptım, demiş.
Kirpi yumuşak bir sesle:
— Hatalar olur. Önemli olan fark etmek.
Sincap gülümsemiş:
— Biz paylaşmayı severiz.
Kaplumbağa ise yavaşça:
— Ama önce izin istemek gerekir, demiş.
Gümüş Telli Kız başını sallamış:
— Haklısınız. Bundan sonra dikkat edeceğim.
O günden sonra kız sık sık evi ziyaret etmiş. Onlara meyve toplamış, şarkılar söylemiş. Sincap neşesiyle, kirpi sabrıyla, kaplumbağa da bilgeliğiyle ona dost olmuş.
Ve masal burada bitmiş.
Gökten üç elma düşmüş: biri hatasını kabul edenlerin, biri paylaşmayı bilenlerin, biri de bu masalı dinleyen güzel çocukların başına.













Bir yanıt yazın