Küçük bir kasabanın kıyısında eski bir oyun parkı vardı. Salıncakların zincirleri paslanmış, kaydırak biraz eğrilmişti ama yine de çocuklar orada buluşmayı severdi. Çünkü parkın ortasında renkli taşlarla süslenmiş bir masa duruyordu. O masa, sıradan bir masa değildi; kim orada otursa kalbini açmak isterdi.
Bir öğle vakti üç çocuk masanın etrafında toplandı. Deniz, sürekli koşar ama çabuk yorulurdu. Mina, sessizdi, konuşmak yerine çizim yapmayı severdi. Arda ise çok konuşur, oyunları hep kendi istediği gibi yönetmek isterdi.
O gün masaya yakınlaştıklarında yanlarına küçük bir kutucuk vardı. Kutunun içinde misketler, kalemler ve birkaç kurabiye parçası… Deniz hemen misketleri aldı. Arda kurabiyelere uzandı. Mina sessizce kalemleri önüne çekti. Her biri kendi payına düşeni sakladı.

O an masadaki renkli taşlar soluklaştı. Güneş vuruyor ama parlamıyordu. Çocuklar fark etmedi.
Bir süre sonra Deniz misketleriyle oynarken sıkıldı. “Keşke biriyle oynasam,” dedi. Arda kurabiyesini bitirmişti ama hâlâ doymamıştı. Mina defterine çizim yaparken yalnız hissetti.
O sırada parkın kenarındaki yaşlı kadın yanlarına geldi. Cebinden minik bir anahtar çıkardı. Anahtar masanın üzerine konduğunda taşlar hafifçe ışıldadı. Kadın gülümseyerek,
“Bu masa sıradan değil. Renklerini sadece paylaşan eller geri getirir,” dedi ve uzaklaştı.
Çocuklar şaşkınlıkla birbirine baktı. Sonra Deniz misketlerinden ikisini Mina’ya verdi. Mina defterinden bir sayfayı koparıp Arda’ya uzattı. Arda ise son kalan kurabiyesini ikiye böldü.
O anda taşların rengi geri geldi. Mavi daha mavi, kırmızı daha parlak oldu. Çocuklar içten bir kahkaha attılar. Birlikte misket çevirdiler, deftere resim çizdiler, kurabiyeyi paylaştılar.
Masanın üzerindeki anahtar bir anda eriyip kayboldu. Geriye sadece ışıldayan taşlar kaldı.
Deniz, “Demek ki biz birlikte daha mutluyuz,” dedi. Mina başını salladı. Arda ise ilk kez sessizleşti; içten bir gülümseme yetti.
O günden sonra parkın adı değişti. Herkes oraya “Dostluk Masası” demeye başladı. Çünkü çocuklar orada öğrendiler ki küçük eller, paylaştıkça büyük dostluklar kurar.
Mesaj
Küçük Ellerle Büyük Dostluk Masalı bize şunu anlatır: Dostluk, eldeki küçücük şeyleri paylaşınca büyür.













Bir yanıt yazın