
Bir varmış bir yokmuş… Geniş ormanların en derin köşesinde, tüm hayvanların kralı olarak bilinen kocaman bir aslan yaşarmış. Aslan, güçlü kükremesiyle ormana hükmeder, diğer hayvanlar ondan korkar ama aynı zamanda…

Bir varmış bir yokmuş… Uzak bir vadinin kenarında, saçları ay ışığı gibi parlayan meraklı bir kız yaşarmış. Saçları altın değil, gümüş teller gibi ışıldadığı için…

Bir varmış bir yokmuş… Sessiz bir gölün kenarında, sazlıkların arasında bir ördek annesi yumurtalarını koruyormuş. Günler geçmiş, yumurtaların hepsi çatlayıp minik yavrular çıkmış. Hepsi sarı…

Bir varmış bir yokmuş… Çok uzak diyarlarda büyük bir sarayda yaşayan iyi kalpli bir kral ile kraliçe varmış. Yıllar boyunca çocuk özlemi çekmişler. Nihayet duaları…

Bir varmış bir yokmuş… Uzak diyarlarda, kalbi tertemiz bir kız yaşarmış. Babasını küçük yaşta kaybetmiş, annesi de uzun süre önce vefat etmiş. Kız, üvey annesi…

Bir varmış bir yokmuş… Çok uzak diyarlarda, kar gibi beyaz tenli, gece gibi siyah saçlı, gül yaprağı gibi dudaklı güzel bir kız yaşarmış. Onun adı…

Bir varmış bir yokmuş… Yeşil tepelerin ardında, küçük ve şirin bir köy varmış. Bu köyde herkesin çok sevdiği neşeli bir kız yaşarmış. Onun en dikkat…

Bir varmış bir yokmuş… Geceleri ayın gümüş ışığının köyün damlarına düştüğü, yıldızların masal gibi parladığı bir kasaba varmış. Bu kasabada Eylül adında meraklı bir kız…

Bir zamanlar, yüksek dağların ardında gizli bir köy varmış. Bu köyde herkes akşamları kolayca uyurmuş; çünkü gökyüzünden inen minik ışık fenerleri köyü tatlı bir huzurla…

Bir varmış bir yokmuş… Akşamın serinliğinde penceresinden yıldızlara bakan Mira adında küçük bir çocuk varmış. Mira, bazen uyumakta zorlanır, gözlerini kapatsa bile aklı hep oyunlarda…

Bir varmış bir yokmuş… Sessiz bir gölün kıyısında, çiçek kokularının rüzgârla karıştığı küçük bir evde Deniz adında minik bir çocuk yaşarmış. Deniz, geceleri uyumakta biraz…